Şu anda kişi blogda
E-Mail: aorgun@gmail.com - MSN: forumaske@hotmail.com - MSN 2: w.e.b.o.n.e@hotmail.com - MSN 3: alfostyle@hotmail.com

« Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar »



Operasyon Başlarken ve Sonrası

Pazar, Mart 2, 2008

Herkesin düşüncesi anlamsız bir şekilde sabit; "Gittik, hallettik, geldik". Bu mudur kardeşim, bitti mi? Arkaplan boş mu? Aradaki tesadüflere ne demeli? Ya yorumlara? Buyrun bir göz atalım...

Operasyon Başlarken
"Karda kışta operasyon mu olur?" diyenleri susturan, tüm dünyaya Türk askerinin her koşulda yapabileceğini gösteren müthiş bir başlangıçtı.



Fakat üniversitelerde türban zamazingosuyla aynı günde başladı, rastlantı mıydı? Hiç sanmıyorum. Amaç basının operasyonu ön plana almasını sağlamak ve halkın tepkisini türbana çekmemekti. Öyle de oldu, herkes operasyondan bahsetti o gün. Daha sonra da konusunu açan olmadı.

Operasyondan Sonra
Türk askeri yiğitçe savaştı, teröristlere bir taraflarını kaşıyacak zaman vermedi. Yüzlerce teröristin şerefsiz yaşam hayatına son verdik. Şehitte verdik; bu vatan için her şeylerini verdiler, huzur içinde yatsınlar.

Peki operasyon neden ABD'nin "operasyon bitmeli" talimatından hemen sonraki gün bitti?

Abdullah Gül'ün cevabı her zamanki gibi yetersiz oldu:
"Şunu samimiyetimle söyleyebilirim, Amerikalıların herhangi bir müdahalesi olmamıştır."

Tayyip Erdoğan ise halkı sakinleştirecek bir yem attı ortaya:
"Bu iktidar siyasi iktidar olarak kimseden emir almamıştır, emir almayacaktır. Operasyonlar bitmemiştir. Aynı kararlılıkla devam edecektir. Yapılması gerekenlerin hepsi yapılacaktır. Operasyonların amacı tamamen terör örgütü olmuştur. Bu süreçte hiçbir sivil zarar görmedi."



Tüm bunların dışında, Genelkurmay daha önce "hedefe ulaşıldığında Türk ordusu Kuzey Irak'tan çekilecek" demişti. Hedefe ulaşıldı mı? 240 terörist öldürüldü, peki ya kalanlar? Operasyonun bitmesindeki amaç 240 terörist miydi? Daha yüzlerce terörist var, peki ya onlar? Peki ya meclisteki teröristler, PKK yandaşları?

ABD ordusunun operasyon hakkındaki mesajı şuydu:
"bilgimiz var, süresi sınırlı bir operasyon"

AB ise tepkisiz kalmakla beraber, uluslararası hukuka ve insan haklarına saygı gösterilmesini beklediklerini ifade etti. Yani insanların, bu teröristlerin öldürülmesi taraftarı değiller; yargılanması taraftarılar. Hay Allah'ım ya!

Haaa, birde Mesut Barzani var. Adam Türk askerlerinin kara harekatını tamamlayarak geri çekilmesinin ardından operasyona tepki gösteren kesimlere teşekkür mektubu göndermiş ve "Askeri operasyonlardan dolayı meydana gelen zararların Türkiye'den tazmin edilmesini" istiyor. Hadi lan ordan, sivillere zarar mı geldi?

Kategori: Kalemimden | Yorum (0) | Yorum Yaz | Detaylı Oku


Bir Süre Yokum...

Cuma, Şubat 15, 2008

3 ay gibi bir süre buralarda pek olmayacağım, sonra yeni bir bilgisayar alıp bombalama geliyorum . Yokluğumdan faydalanıp yoklama yapanı dönünce yoklarım, kendinize iyi bakın...

Kategori: Kalemimden | Yorum (0) | Yorum Yaz | Detaylı Oku


ForuMaskE.NeT Kapandı...

Saturday, Şubat 9, 2008

6000 üyesine henüz ulaşmış olan forumum bugün kapandı. Şu anda bu konuyla ilgili ek bir şeyler yazamayacağım; yazmakta istemiyorum. Tüm üyelerden özür dilerim...

Kategori: Kalemimden | Yorum (6) | Yorum Yaz | Detaylı Oku


Karanlıktaki Işık Olmak

Pazar, Ocak 20, 2008

Eskiden benim dışımda herkesi etkileyen cümleler kurar, başkalarına yeni hayat felsefeleri verir, kendime bir tane bile bulamazdım. Sürekli "Bazen görürüz ya hani, önümüzdeki güzel günleri; ben o günleri görmeyeli çok oldu, umudum korkudan kahroldu..." der dururdum. Benim umudum asla kahrolmak istememiş aslında, ben zorlamışım...



Karanlığı aydınlatabilecek bir ışık olmak varken, neden daha fazla karanlık olayım ki? Ben aydınlatmazsam, kimse aydınlanır mı sanki? Hatta en iyisi, tüm perdeleri açmak, açıyorum hemen şimdi. Açtım bak, gözleri kör eden bir ışık odama sızdı. Eksiler azaldı, artılar çoğalmadı. Ya da ben hep öyle gördüm, lakin kimse beni anlamadı. Ah, kapatırsam kurtulur muyum acaba? Hayat yankı yapmaya devam mı eder, yoksa yansıtır mı benliğimizi? Güneş bizi aydınlatabildiği gibi, aydınlatabilse tüm evreni...

Kategori: Kalemimden | Yorum (1) | Yorum Yaz | Detaylı Oku


O Benim Adımımdır Ancak...

Saturday, Ocak 12, 2008

Adamın biri hiç beklemediği bir şekilde piyangodan yüklü miktarda para kazanır. Parayla kazandığı yeni gücü hemen kullanmaya başlar. Ertesi gün ilk işi yeni arabasıyla bir poker salonuna gitmektir. Gider, oynar oyununu ve kazanır parasını. Bir türlü kaybetmez, oyun bitince salondan yanında iki kadınla beraber çıkar. Kadınlardan biri adama başka bir poker salonunu tavsiye eder ve daha kazançlı olduğunu anlatır. Adamda hemen kabul eder ve poker salonuna gidip oyununu oynar...

Bu küçük hikayenin devamını hepiniz biliyorsunuz; ya kadınlar adamın her şeyini soyar iç çamaşırlarıyla bırakır, ya da adam tüm parasını kaybeder. Adamın parasını kumarda harcaması zaten hata, fakat neden adamın yine kazanabileceği kimsenin aklına gelmez? Bu tarz hikayelerin sonunu kötü bitirmenin pesimizmle falan alakası yok hani, yalnızca fazla alışılmışlık ve sabitlikten kaynaklı.

Poker yalnızca bir örnekti, attığımız her adım bizim elimizde. Eğer ki bir gün iki dostun arasında kalırsak, ya adımımızı sabit tutmalı ya da bir tarafa yöneltmeliyiz. Paul Potts adımlarını doğru atıp çabalamasaydı yükselebilir miydi? Google ve Facebook gibi web siteleri, işsizken dünya devi şirket çalışanı olanlar, sanatçılar, yazarlar, programcılar ve diğerleri her zaman yoktu. Merdivenleri kimisi hızlı adımlarla, kimisi yavaş fakat emin adımlarla çıktı; fakat hepsi çıktı. Yanlış adımlar atanlarda oldu tabi, hanginiz yanlışlıkla alanında lider olmuş birini örnek gösterebilir ki?

Bakalım bu bir şeyler anlatabilecek mi...

Kategori: Kalemimden | Yorum (0) | Yorum Yaz | Detaylı Oku

« Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar »